İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail’in saldırıları sonrası ateşkes talebini reddettiklerini açıkladı. Tahran’ın şartlarını sıralayan Bekayi, diplomasinin itibarı ve milli çıkarların öncelikli olduğunu belirtti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve ateşkes ihtimaline ilişkin açıklamalarda bulundu. Bekayi, haftalık basın toplantısında, diplomatik sürecin ortasında haksız yere bir savaş başlatıldığını belirtti. İran’ın ateşkes talebini reddettiğini doğrulayan Bekayi, bu kararın ardındaki gerekçeleri ve Tahran’ın şartlarını sıraladı.
Bekayi, İran’daki üniversitelerin sığınak delici bombalarla hedef alınmasını kınadı. Şerif Üniversitesi’nin saldırıya uğrayan beşinci üniversite olduğunu vurgulayan Bekayi, bunun ABD ve İsrail’in İran’ın ilerleme ve kalkınmasına karşı duyduğu düşmanlığın bir göstergesi olduğunu söyledi. ABD’nin son bir yılda attığı adımlarla diplomasiye itibar bırakmadığını ve uluslararası kuralları hiçe saydığını ifade etti. Müzakereler sürerken iki kez savaş suçu niteliğinde adımlar atıldığını belirtti.
ABD’nin iddiaları ile eylemlerinin örtüşmediğini dile getiren Bekayi, savaş ve barış konusunda durumun net olduğunu vurguladı. Ülkeyi savunmaya devam edeceklerini ve barış için de aynı yaklaşımı sergileyeceklerini kaydetti. Mevcut şartlarda kırmızı çizgilere uyulmadığı için tüm dikkatin ülkenin savunmasına verilmesi gerektiğini söyledi.
Ateşkes iddialarına ilişkin konuşan Bekayi, daha önce aracı ülkeler üzerinden 15 maddelik bir teklif iletildiğini ancak bunun aşırı ve gerçekçi olmadığını belirttiklerini aktardı. Kendi çıkarları doğrultusunda taleplerini ayrıca belirlediklerini ve meşru taleplerini dile getirmekten çekinmediklerini ifade etti. Bu durumun geri adım atmak olmadığını, sahadaki savunma güçleri görevini yerine getirirken diplomasinin de sorumluluğunu sürdürdüğünü belirtti. Ölçütlerinin milli çıkarlar ve ulusal güvenlik olduğunu vurguladı.
Aracı ülkeler üzerinden yürütülen temasların olağan olduğunu ancak ültimatom ve savaş suçu tehdidiyle müzakerenin bağdaşmadığını söyledi. Düşmanın saldırılarını artırdığı bir ortamda tüm dikkatin ülkenin savunmasına verilmesi gerektiğini vurguladı. Bu tür tehditlerin dile getirilmesinin başlı başına bir savaş suçu olduğunu ve altyapıları yok etmekle tehdit edilmenin savaş suçu kapsamına girdiğini ekledi.
Bekayi, ABD’nin nükleer rezervleri hedef aldığı iddia edilen askeri operasyonunun ‘Tebes 2’ gibi sonuçlandığını ve bunun ilahi bir yardımın göstergesi olduğunu söyledi. İran halkının bu destekle korunduğunu ve direnişin sonuç verdiğini belirtti. Nükleer tesislere yönelik saldırılar ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) tutumunu eleştiren Bekayi, Ajansın yaklaşımının felaket olduğunu ve Rafael Grossi’nin açıklamalarının sınırları aştığını kaydetti.
Bu savaşın tek kazananının, bölgede barış ve istikrar istemeyen İsrail olduğunu ifade etti. Avrupa’da muhtemel ‘sahte bayrak’ senaryolarının bir komplo teorisi olmadığını, ABD ve İsrail’in bu yöntemi defalarca kullandığını belirtti. İran’ın hedef aldığı noktaları açıkça ilan ettiğini ve eylemlerinin İran’ı savunmaya yönelik olduğunu söyledi. Hürmüz Boğazı’nın durumuyla ilgili Umman ile temasların sürdüğünü ve iki ülkenin güvenli deniz trafiğini ortak bir kaygı olarak gördüğünü belirtti.
Bekayi, ABD ile muhtemel bir ateşkese ilişkin, ateşkesi reddetmelerinin nedeninin tecrübe olduğunu söyledi. Ateşkesin, güçlerin yeniden toparlanarak yeni suçlar işlemesi için verilen bir mola olduğunu ve hiçbir aklı başında ülkenin bunu kabul etmeyeceğini belirtti. Taleplerin karşılanması ve ateşkes ile savaş arasında tekrar eden bir döngü oluşmaması gerektiğini vurguladı. Ulusal güvenliği ilgilendiren konularda yeniden suç işlenmesini engelleyecek garantiler sağlanması gerektiğini kaydetti.
Türkiye ve Azerbaycan’a İran tarafından atıldığı iddia edilen füzelere ilişkin temasların yanlış anlamaları giderdiğini ve konunun görüşmeler yoluyla çözüme kavuşturulduğunu aktardı. İran’ın ABD’nin Pakistan’a sunduğu teklife yanıtını ilettiğini ve 10 maddeden oluşan yanıtta ateşkesin reddedildiği, savaşın kalıcı olarak sona ermesi gerektiği, yaptırımların kalkması ve Hürmüz protokolü gibi konuların yer aldığını belirtti.
Zirve Ankara, başkent Ankara başta olmak üzere Türkiye gündemindeki gelişmeleri anlık, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur. Siyasetten ekonomiye, yerel gelişmelerden son dakika haberlerine kadar geniş içerik ağıyla gündemin zirvesini sunar.
Yorum Yap